Sunucu yönetimi

VDS, VPS ve dedicated sunucu arasındaki fark nedir?

Üç terim çoğu zaman birbirinin yerine kullanılıyor ama aldığınız şey farklı. Kaynak paylaşımı, yönetim sorumluluğu ve maliyet üzerinden net bir karşılaştırma.

7 dakika okuma
Paylaşımlı kaynaklar, bağımsız sanal sunucular ve fiziksel sunucu karşılaştırması

Sunucu satın alırken karşınıza çıkan VPS, VDS ve dedicated terimleri sık sık birbirinin yerine kullanılıyor. Aralarındaki fark pazarlama dilinden ibaret değil: aldığınız kaynak garantisi ve üstlendiğiniz sorumluluk gerçekten değişiyor.

Önce ortak nokta: hepsi bir sunucu

Üçünde de bir işletim sistemi, kendi IP adresiniz ve genellikle tam yönetici (root) erişimi vardır. Paylaşımlı hostingten ayrıldıkları yer burasıdır: paylaşımlı hostingte sunucuyu değil, sunucudaki bir hesabı kiralarsınız.

Fark, o sunucunun fiziksel donanımı kaç kişiyle paylaştığında ve kaynakların garanti altında olup olmadığında ortaya çıkar.

VPS: paylaşılan fiziksel donanım

VPS (Virtual Private Server), bir fiziksel sunucunun sanallaştırma ile bölünmesiyle oluşur. Kendi işletim sisteminiz vardır, ama işlemci gücü aynı makinedeki diğer sanal sunucularla paylaşılır.

  • Kaynaklar çoğu sağlayıcıda fazla satılır (overselling): makinedeki tüm VPS'lerin toplam vaadi, fiziksel kapasiteden büyüktür.
  • Bu, komşu bir sanal sunucu yoğun çalıştığında sizin performansınızın düşebileceği anlamına gelir. Sektörde buna "gürültülü komşu" denir.
  • Karşılığında en ucuz seçenektir.

Test ortamları, küçük web siteleri ve trafiği düzensiz projeler için makul bir başlangıçtır.

VDS: garanti edilmiş sanal kaynak

VDS (Virtual Dedicated Server) de sanallaştırılmış bir sunucudur, ancak burada işlemci çekirdeği, bellek ve disk yalnızca size ayrılır. Fiziksel makine paylaşılır, kaynak paylaşılmaz.

  • Komşu yükten etkilenmezsiniz; performans öngörülebilirdir.
  • Fiyatı VPS'in üzerinde, dedicated sunucunun belirgin biçimde altındadır.
  • Ölçeklenmesi kolaydır: çoğu durumda kaynak artırımı yeniden başlatmayla tamamlanır.

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: VDS ve VPS terimlerinin tanımı sağlayıcıdan sağlayıcıya değişir. Bazı firmalar aynı ürünü iki isimle satar. Karar vermeden önce satın aldığınız pakette kaynakların garanti edilip edilmediğini açıkça sorun. Cevap net değilse, muhtemelen garanti edilmiyordur.

Dedicated: fiziksel makinenin tamamı

Dedicated sunucuda makinenin tamamı sizindir. Sanallaştırma katmanı yoktur; donanıma doğrudan erişirsiniz.

  • Sanallaştırmanın getirdiği küçük performans kaybı ortadan kalkar.
  • Donanımı ihtiyacınıza göre seçebilirsiniz — işlemci modeli, disk yapılandırması, RAID düzeni.
  • Kendi sanallaştırmanızı kurabilirsiniz; iç içe sanallaştırma gerektiren senaryolar için tek yol budur.
  • En pahalı seçenektir ve donanım arızasında yedeklilik sizin sorumluluğunuzdadır.

Yüksek ve sürekli yük, katı veri saklama gereksinimleri ya da özel donanım ihtiyacı olan işler için uygundur.

Hangisini seçmelisiniz?

Karar verirken şu üç soruyu sırayla yanıtlayın:

  1. Performans dalgalanması sizin için sorun mu? Cevabınız evetse VPS'i eleyin.
  2. Sürekli yüksek yükünüz var mı, yoksa yük belirli saatlerde mi yoğunlaşıyor? Sürekli yüksekse dedicated, dalgalıysa VDS daha ekonomik olur.
  3. Sunucuyu kim yönetecek? Üçünde de işletim sistemi bakımı, güvenlik güncellemeleri ve yedekleme sizin sorumluluğunuzdadır. Ekibinizde bunu üstlenecek biri yoksa yönetilen bir hizmet ya da panelli bir kurulum düşünün.

Yönetim sorumluluğunu hafife almayın

Üç seçenekte de root erişimi almanız, sunucunun bakımının da size geçtiği anlamına gelir: güvenlik yamaları, güvenlik duvarı kuralları, yedekleme ve geri yükleme testleri, izleme. Bu iş yükünü karşılamayacaksanız, daha pahalı bir sunucu almak yerine yönetilen bir çözüme yönelmek çoğu zaman daha doğru bir karardır.

Hangi seçeneğin projenize uyduğundan emin değilseniz, kaynak ihtiyacınızı birlikte değerlendirmek için ekibimize yazın.